11.03.2026
Sektörün Yıldızları ‘Turizmde Kadın’ı Anlattı
Gönüllülük Çalışmaları dersi kapsamında Turizm Kulübümüz tarafından düzenlenen “Turizmde Kadın” konulu panelde bölge turizminin önde gelen kadın yöneticileri öğrencilerimizle buluştu.
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü münasebetiyle turizm organize edilen programa kısa adı ‘KARLİKA’ olan Karadeniz Turizmi Lider Kadınlar Derneği Kurucu Başkanı Anıl Bayraktar, Yekta Turizm Yöneticisi Duygu Saral Yılmaz, Çelebi Havacılık Trabzon Yer Hizmetleri Müdürü Dilek Saltan ve Ramada Trabzon Genel Müdürü Esin Akdeniz Eğrioğlu konuşmacı olarak katıldı.
Yüksekokul Müdürümüz Prof. Dr. Melike Kurtaran Çelik ve hocalarımızla kulüp üyelerimizin ev sahipliğini üstlendiği programa öğrencilerimiz yoğun ilgi gösterdi. Programa Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Atilla Çimer de hazır bulundu ve misafir konuşmacılara teşekkür belgesi vererek panele ilişkin görüşlerini dile getirdi. Son derece sıcak ve samimi bir ortamda gerçekleştirilen panelde konuk panelistler yöneltilen tüm sorulara içten cevaplar verdi. Söze kendilerini tanıtarak başlayan başarılı yöneticiler, eğitim süreçlerini, kariyer yolculuklarını, çarpıcı anı ve serüvenlerini öğrencilerimizle paylaştı:
ANIL BAYRAKTAR:
“Trabzon’un Turizm İvmesi Artıyor”
“Çocukluk hayalimi gerçekleştirdiğim için kendimi çok şanslı addediyorum. Mesleğimi çok seviyorum. 40’lı yaşlarıma kadar bu işi heyecanla sürdürdüm. Yaptığınız işin başarıyla sonuçlandığını gördüğünüzde inanılmaz bir mükafat oluyor. Biz de işimizden sıkılmıyoruz. Çalışırken yorulmuyoruz. Gençlerimizde yönetici olamayacaklarına dair bir endişe var. Erkek egemen görseller ise ‘kadın yönetici olamaz’ önyargısını dönüşebiliyor. Oysa kadının sahanın her biriminde yeri var. Hayat düşe-kalka ilerleyen bir süreç; düşsek bile kalkacağız, başarabileceğimize inanarak başlayacağız. İş hayatının her branşında mobbing olabiliyor. Bunu nasıl bertaraf edeceğinizi öğrenmezseniz liderlik yolunuz kapanır. Adanmışlığın sonunda gerçekten emek yerini buluyor. Sahada üç ayrı yabancı dili olup insanlarla anlaşamayan da gördüm, hiç yabancı dili olmayıp mükemmel iletişim kurabilen de... İletişimi iyi olan her yerde başarır.”
“Turizm çok kapsamlı bir sektör; eğitim, sağlık veya inşaat sektörü bizim paydaşlarımız. Kültür, mutfak, el sanatları; tutunabileceğimiz ekstra alanlar olabilir. Tiyatrocu gibi bir anda bütün mesleklere bürünebiliyor, dünya insanına dönüşüyorsunuz. Her sektör bir noktada tıkanabiliyor ama turizmin tıkandığını hiç görmedim. Sektör bir şekilde yolları aşıyor. Yarın Orta Doğu elden giderse Trabzon yok olur diye bir anlayış gelişti. Buna kesin olarak karşı çıkıyoruz; daha önce ABD’li, Çinli turistler ağırladığımızı hatırlayın. Emin olun, bize koşa koşa gelecek birçok uyruk var. Başta Çin olmak üzere Asya’dan ciddi bir misafir hareketliliği var. İvmemiz her yıl artıyor. Havalimanı rejiminden bunu anlayabilirsiniz. Turizmde İstanbul’dan sonra durak noktası Trabzondur. Mesleğimize ve şehrimize sahip çıkalım. Sadece bir şehir olarak görmeyin; Trabzon Dünya’ya açılan bir kapı. Yeryüzünün hangi seçkin fuarına gitseniz Trabzonluyum deyince muhakkak sarılır sarmalarlar. Mutlaka ilgi görürsünüz. Trabzon turizmine inanın ve vazgeçmeyin, bu da benim size bir vaadimdir.”
DUYGU SARAL YILMAZ:
“Negatif Koşullar Geçmişte Kaldı”
“Aslında bir inşaat teknikeriydim ama turizm sektörüne sonradan girmiş olmama rağmen işimi severek yapıyorum. 17 yıldır Trabzondayım. 23 yıldır turizm sektöründeyim. Birilerinin planlarında olmak ve hayatlara dokunmak beni çok mutlu ettiği için sektörü seçtim. Siz de sevdiğiniz işi yapın. O zaman hem başarılı, hem de mutlu olursunuz. Duruşunuz siz güçlü kılar. İş alanlarında ‘Beni geçmesinler, bir şey öğretmemeliyim ya da bildiklerim bilinmesin’ şeklinde bir tezahür oluşabiliyor. Oysa insanlar paylaştıkça yükselebilirler. İş arkadaşlarınızı rakip değil, ekip arkadaşı olarak görmelisiniz. Yabancı dilin ve iletişimin son derece önemli olduğunu unutmayın. Turizm yapmak, en başta güven telkin etmektir. Bu sektörün güven hissinden uzak yapılması mümkün değil. Derneğimizde 50 kadar üyemiz var. Mobbing ya da cinsiyet ayrımcılığına dönük endişeleriniz varsa bunları kafamızdan atarak sayımızı artırabiliriz. Sonuçta bu yöndeki olumsuzlukların birçoğu geçmişte kaldı. Her gün bu tür olumsuzluklar yaşamıyoruz. Kafanızdaki negatif hususlardan kurtulun. Artık kurumsal derneğimiz bile var.”
DİLEK SALTAN:
“En Değerlisi Mutfaktan Başlamak”
“Aslen Karslıyım. Zamanında ailem Muğla-Milas’a yerleşmiş. Benim de gençlim yıllarında ilk iş deneyimlerim Bodrum’da gerçekleşti. Turizm eğitimi alıp her Nisan ayında gerek seyahat acentesinde, gerek turlarda bulununca bu işi bırakamadım. İngilizce taklit yapmayı çok seviyordum. Devamında yolcularla iletişimim başladı ve bir daha bu sektörden kopamayacağımı anladım. Aslında hostes olmak istiyordum; uçuş hosteslerinin duruşlarına özeniyordum. Hostes olamadım ama yerde devam ediyorum. Bireysel başarınız görüldüğü zaman kapılar ve yollar size açılır. Samimi iletişim kurmak, bakımlı olmak, en az iki yabancı dil öğrenmek, zaman mefhumundan kopuk çalışmayı ve yaşamayı göze almak gibi öncelikler önemli. Bizim meslekte her şey uçağa bağlı, onun da ne zaman geleceğini hiçbir zaman kestiremeyiz. Daima gülümseyen, iletişimi yüksek, bakımlı kişiler olmazsak ve en alttan başlamazsak yukarı çıkamıyoruz. Direkt en üstten inmek isteyen bir nesille karşı karşıyayız, mutfaktan başlayalım ki tadıyla tam tekmil başlayarak öğrenelim ki sektörde kalıcı olalım ve yükselebilelim.”
ESİN AKDENİZ EĞRİOĞLU:
“Düşünce Kalkabilenler Yükselir”
“Aslen Zonguldaklıyım. Okuduğum bölüm Konaklama İşletmeciliğiydi. Tam olarak ne olduğunu bilmeden -tercih formuna- yazdım. Sonra insanların tatil planlarına, hayatlarına dokunmak, farklı ülkeler, farklı milliyetler tanımak gibi fırsatlarla karşılaştım. Bu sürecin tesirinde kaldım. İletişimi çok seviyorum. Sektörde aşamaları geçtikte bu iş için doğduğumu anladım. Umarım Turizm ve Otelcilik Meslek Yüksekokulu’ndaki gençler de inandıkları ideallerin arkasından yürürler. 2008 yılından beri birçok otelde bulundum, bazen 80 kişilik mutfak ekibinin içerisinde 15 kadın olarak çalışıyorduk. Kadınların yaşadıkları zorluk ve mücadelelere şahit oldum. Kendime Anadolu kadınının bitmeyen sabrını ve azmini örnek aldım. Ben sektöre cinsiyetçi bakmıyorum ama kadınlarımızın da ulusal anlamda sektörde etkin rol üstlenebilmelerini umuyorum.
“Sektör temsilcisi olarak ‘hep ileri, daha da ileri’ mottosunu benimsiyorum. Sahada çalışmanın öneminin çok büyük olduğuna inanıyorum. Mesleğinin ve işinin ne olduğunu anlamak, etkin iletişimin hakkını vermek için saha deneyimi değerli. Z kuşağının avantajları da çok fazla. Teknoloji çok gelişti, önünüzde öğreten bir nesil var. İletişim ve etkileşim bilimlerini kullanarak dünyanın her noktasına ulaşabilirsiniz. Gerçekten şanslı bir nesil geliyor. İşinizi sevmeniz, devamlılık ilkesini özümsemeniz ve idealist ruhunuzu kaybetmemeniz size güç kazandırır. Başvurudan vazgeçmeyin. Geçmişte elimde 50 tabakla yere kapaklandığımı hatırlıyorum. Düşünce kalkmak hepsinden önemli. 7/24 yaşayan bir meslek grubundayız ama şu anda gidince anlaşabileceğim, istesem yaşayabileceğim onlarca ülke var. Mesleğimizin avantajları dezavantajlarına oranla çok çok fazla.”
Programı takip eden Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Atilla Çimer konuk iş kadınlarına birer teşekkür belgesi takdim ederek şunları söyledi:
Prof. Dr. Atilla Çimer: “İşinizi Sevin”
“Panelistlerimiz çok değerli görüşlerini bizimle paylaştı. Her işte Çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemleri vardır. Kamu sektörü olarak derslerinize giren hocalarınıza bakın, onlar da asistanlıktan profesörlüğe kadar en az 15 yıl çalışıyorlar. Devletin ışığı sönmez. Çalıştığımız yerde en başta işimizi seveceğiz. Ulu Önder Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ‘Vatanını en çok seven işini en iyi yapandır’ özdeyişindeki gibi görevimizi en iyi şekilde yapacağız. Siz işinizi iyi yaparsanız sizi birileri mutlaka görür ve önünüz açılır. Medyada gördüklerinize fazla takılmayın; Türkiye’de herkes birilerinin elinden tutmasıyla bir yerlere gelmiyor, öğrenerek geliyor, çalışarak geliyor. Kariyer istiyorsak işimizi benimseyip sahipleneceğiz. Öğrenilmiş çaresizlik örneklerinin, ana kraliçe veya cam tavan gibi kavramların etkisinde kalmayın. Trabzon’a Dünyanın her yerinden misafirler ve sektörel fırsatlar gelebiliyor. Turizm çok değerli bir sektör. Dört yıllık okul yetmez; sektörde yer alabilmek için bileğinize altın bilezikler takın, mikro yetkinliklerinizi geliştirin.”
Program sonunda Yüksekokul Müdürümüz Prof. Dr. Melike Kurtaran Çelik de konuk konuşmacılara birer teşekkür belgesi verdi. Daha sonra akademisyenlerimiz ve öğrenci kulübü üyelerimizle hatıra fotoğrafları çektirildi.
Davet ve programdan büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden konuk konuşmacılar gençlerle buluşmanın kendilerine büyük motivasyon ve enerji yüklediğini belirtti; samimi soruları için gençlere teşekkür etti ve başarı dilekleriyle salondan ayrıldı.